Omurga Tümörleri
Omurilik Tümörleri
Omurga Tümörler ve Omurilik Tümörleri İncelemesi
Omurga, vücudumuzun ana taşıyıcı kolonu ve içinden geçen omuriliği koruyan değerli bir kanaldır. Bu hayati yapının içinde veya çevresinde bir “tümör” kelimesini duymak, doğal olarak büyük bir korku ve belirsizlik yaratır. Ancak, son 20-30 yılda mikrocerrahi, nöromonitörizasyon (sinir takibi) ve radyocerrahi gibi teknolojilerde yaşanan devrim niteliğindeki gelişmeler, bu zorlu hastalığın teşhis ve tedavisinde önemli bir başarı sağlamıştır. Artık birçok omurga ve omurilik tümörü, fonksiyonlar korunarak başarıyla tedavi edilebilmektedir. Bu yazıda, omurga ve omurilik tümörlerinin, türlerini, belirtilerini ve onlarla mücadele etmek için kullandığımız modern yöntemleri, bilimsel kanıtlarla ve umut veren bir bakış açısıyla inceleyeceğiz.
Omurga ve omurilik tümörleri; vertebral kolon, epidural, intradural-ekstramedüller (örn. meningioma, schwannoma) ve intramedüller (örn. ependimoma, astrositoma) yerleşimli olabilir; WHO 2021, tanıda moleküler belirteçleri merkeze almıştır. Çoğunluk omurga tümörleri içinde primer omurilik ve kauda ekuina tümörleri nadirdir (kabaca ≤1/100.000/yıl), ancak klinik etkileri belirgindir. Erişkin intramedüller tümörlerde ependimoma en sıkken, pediatrik yaşta astrositoma daha baskındır. Metastatik omurga hastalığı ise primerlerden çok daha yaygındır ve kanserli hastaların önemli bir kısmında saptanır
Omurga tümörleri, kanserli (malign/kötü huylu) veya kanserli olmayan (benign/iyi huylu) anormal hücre büyümeleridir. Bu tümörleri anlamanın ve tedavi planı yapmanın en önemli anahtarı, onların omurga içindeki konumlarını bilmektir. Tümörler, omuriliği saran ve “dura mater” adı verilen koruyucu zara göre üç ana gruba ayrılır:
Sınıflandırma (WHO 2021’e göre kısa rehber)
Anatomik-cerrahi eksen sınıflandırması:
- Ekstradural Tümörler (Dura Zarı Dışında): En sık görülen gruptur. Bu tümörler, dura zarının dışında, yani omur kemiklerinin içinde veya epidural boşlukta yer alırlar. Bu gruptaki tümörlerin ezici çoğunluğu (%90’dan fazlası), vücudun başka bir yerindeki bir kanserin (akciğer, meme, prostat gibi) omurgaya sıçramasıyla oluşan metastatik tümörlerdir.
- İntradural – Ekstramedüller Tümörler (Zar İçinde, Omurilik Dışında): Bu tümörler, dura zarının içinde ancak omuriliğin kendisinin dışında yer alırlar. Omurilik ve ondan çıkan sinir köklerine dışarıdan bası yaparlar. Bu gruptaki tümörlerin çoğu iyi huyludur (benign). En sık görülenleri:
- Meningiomlar: Dura zarının kendisinden kaynaklanan, genellikle yavaş büyüyen iyi huylu tümörlerdir. Kadınlarda daha sık görülür.
- Schwannomlar ve Nörofibromlar: Sinir köklerinin kılıfından kaynaklanan, yine genellikle iyi huylu ve yavaş büyüyen tümörlerdir.
- İntramedüller Tümörler (Omuriliğin İçinde): En nadir görülen ancak tedavisi en zor olan gruptur. Bu tümörler, doğrudan omurilik dokusunun kendi hücrelerinden kaynaklanır. Omuriliğin içinde büyüdükleri için, cerrahileri son derece hassas bir mikrocerrahi tekniği gerektirir. En sık görülenleri Ependimomlar ve Astrositomlardır.
Nedenleri, Görülme Sıklığı ve Risk Grupları
Nedenleri: Metastatik tümörlerin nedeni, vücuttaki primer (birincil) kanserdir. Omurganın kendi primer tümörlerinin (iyi veya kötü huylu) nedeni ise, bazı nadir genetik sendromlar (Nörofibromatozis gibi) dışında, büyük ölçüde bilinmemektedir.
Primer omurga tümörleri ve omurilik tümörleri oldukça nadirdir. Ancak kanser hastalarında, omurgaya metastaz yapma oranı oldukça yüksektir. İleri evre kanser hastalarının %30-70’inde omurga metastazı gelişebilir. İyi huylu intradural tümörler (menenjiyom, schwannom) genellikle orta ve ileri yaşlarda ve kadınlarda biraz daha sık görülürken, intramedüller tümörler daha çok genç ve orta yaşlı yetişkinlerde ortaya çıkar. Benign grubun (özellikle meningioma, schwannoma) insidansı malign gruptan yüksektir. Spinal meningiomalar çoğunlukla kadınlarda, sıklıkla torakal yerleşimli görülür ve vaka serilerinde ileri yaşta belirgindir.
Omurga Tümörleri ve Omurilik Tümörlerinin Belirtileri
Omurga tümörlerinin belirtileri, tümörün konumuna, büyüklüğüne ve büyüme hızına bağlı olarak değişir. Genellikle sinsi başlar ve yavaş ilerler.
En sık görülen ve genellikle ilk belirti Ağrıdır. (%90‘dan fazla hastada). Diğer bel ve boyun ağrılarından farklı olarak, bu ağrı genellikle: İstirahatle geçmez, hatta gece yattığında artar. Mekanik bir karakterde değildir, sürekli devam eder ve giderek kötüleşir.
Radiküler Belirtiler (Sinir Kökü Basısı): Tümörün, omurilikten çıkan bir sinir köküne bası yapmasıyla, o sinirin güzergahı boyunca kola veya bacağa yayılan ağrı, uyuşma, karıncalanma ve güçsüzlük (radikülopati/siyatik) görülebilir.
Miyelopati Belirtileri (Omurilik Basısı): En ciddi belirti grubudur ve tümörün doğrudan omuriliğe baskı yaptığını gösterir: Yürümede dengesizlik, bacaklarda sertlik (spastisite) oluşabilir. Ellerde beceriksizlik, ince motor becerilerde bozulma görülebilir. Gövdede ve bacaklarda yaygın his kusurları gelişebilir. İleri evrelerde idrar ve gaita kontrolü sorunları meydana gelebilir.
Kontrastlı MR çekimi tanıda altın standarttır. Tüm kraniospinal aksın taranması (özellikle ependimom/“drop metastaz” şüphesi) önerilir; tomografi kemik yapılar ve primer kemik tümörlerinde değerlidir.
Modern Tedavi Seçenekleri: Çok Yönlü Bir Mücadele
Omurga ve omurilik tümörlerinin tedavisi, tümörün tipi, konumu, hastanın genel durumu ve nörolojik bulgularına göre kişiselleştirilen, multidisipliner bir yaklaşım gerektirir.
1. Gözlem ve Takip
Her tümör hemen tedavi gerektirmez. Tesadüfen saptanmış, çok küçük, belirti vermeyen ve iyi huylu olduğu düşünülen bir tümör (örneğin küçük bir menenjiyom), düzenli MR takipleriyle sadece gözlem altında tutulabilir.
2. Cerrahi Tedavi (Mikrocerrahi)
Semptomatik (belirti veren) primer omurga ve omurilik tümörlerinin büyük çoğunluğunda ana tedavi cerrahidir.
Amaç: Cerrahinin temel amacı, “maksimal güvenli rezeksiyon”‘dur. Yani, omuriliğe ve sinirlere zarar vermeden, tümörün mümkün olan en büyük kısmını, ideal olarak ise tamamını çıkarmaktır.
Teknik: Ameliyatlar, genel anestezi altında, operasyon mikroskobu kullanılarak yapılır. Mikroskop, cerrahın normal sinir dokusu ile tümör dokusunu ayırt etmesini sağlayan büyütme ve aydınlatma sağlar.
Nöromonitörizasyon: Ameliyatın en kritik güvenlik unsurudur. Ameliyat boyunca, özel bir ekip tarafından hastanın sinir sisteminden (beyin, omurilik ve sinirler) sürekli olarak elektrik sinyalleri kaydedilir. Cerrah, omuriliğe veya sinirlere yaklaştığında veya dokunduğunda, bu sinyallerdeki en ufak bir değişiklik bile anında ekibe alarm verir. Bu “sinir alarm sistemi”, kalıcı felç riskini en aza indiren en önemli teknolojidir.
3. Radyoterapi ve Stereotaktik Radyocerrahi (SRS)
Konvansiyonel Radyoterapi (Işın Tedavisi): Genellikle cerrahi olarak tamamen çıkarılamayan kötü huylu tümörlerde veya cerrahiye uygun olmayan metastatik tümörlerde ağrıyı kontrol etmek ve tümör büyümesini durdurmak için kullanılır.
Stereotaktik Radyocerrahi (Gamma Knife, CyberKnife gibi): Bu, bir ameliyat değil, yüksek teknolojili bir ışın tedavisidir. Yüzlerce farklı açıdan gelen düşük dozlu radyasyon ışınlarının, tümörün üzerinde milimetrik bir hassasiyetle odaklanması esasına dayanır. Bu, tümörü tahrip ederken, çevresindeki hassas omurilik ve sinir dokusunu maksimum düzeyde korur. Özellikle metastatik tümörlerin tedavisinde ve cerrahi sonrası kalan veya tekrarlayan küçük, iyi huylu tümörlerin (menenjiyom, schwannom gibi) tedavisinde devrim yaratmıştır.
4. Kemoterapi ve Hedefe Yönelik Tedaviler
Bu tedavilerin primer omurilik tümörlerindeki rolü sınırlıdır. Genellikle, vücudun başka bir yerindeki ana kanserin (metastazın kaynağı) tedavisi için kullanılırlar.
Sık Sorulan Sorular (FAQ)
REFERANSLAR
- Sciubba, Daniel M, and Ziya L Gokaslan. “Diagnosis and management of metastatic spine disease.” Surgical oncology vol. 15,3 (2006): 141-51.
- Hamilton, Kirsty R et al. “A systematic review of outcome in intramedullary ependymoma and astrocytoma.” Journal of clinical neuroscience : official journal of the Neurosurgical Society of Australasia vol. 63 (2019): 168-175.
- Cohen-Gadol, Aaron A et al. “Spinal meningiomas in patients younger than 50 years of age: a 21-year experience.” Journal of neurosurgery vol. 98,3 Suppl (2003): 258-63.
- Gerszten, Peter C et al. “Radiosurgery for the treatment of spinal melanoma metastases.” Stereotactic and functional neurosurgery vol. 83,5-6 (2005): 213-21.
- Sohn, Seil, and Chun Kee Chung. “The role of stereotactic radiosurgery in metastasis to the spine.” Journal of Korean Neurosurgical Society vol. 51,1 (2012): 1-7.
- Louis, David N et al. “The 2021 WHO Classification of Tumors of the Central Nervous System: a summary.” Neuro-oncology vol. 23,8 (2021): 1231-1251.
- Torp, Sverre Helge et al. “The WHO 2021 Classification of Central Nervous System tumours: a practical update on what neurosurgeons need to know-a minireview.” Acta neurochirurgica vol. 164,9 (2022): 2453-2464.
- Liu, Huanbing et al. “Incidence and Survival of Patients With Malignant Primary Spinal Cord Tumors: A Population-Based Analysis.” Neurospine vol. 21,2 (2024): 588-595.
- Liu, Longqi et al. “Epidemiological features of spinal intradural tumors, a single-center clinical study in Beijing, China.” BMC musculoskeletal disorders vol. 25,1 613. 1 Aug. 2024,
- Tish S, Habboub G, Lang M, et al. The epidemiology of spinal schwannoma in the United States between 2006 and 2014. Journal of Neurosurgery: Spine SPI. 2020;32(5):661-666.
- Kotecha, Rupesh et al. “Updates in the management of intradural spinal cord tumors: a radiation oncology focus.” Neuro-oncology vol. 21,6 (2019): 707-718.
- Chatain, Grégoire P et al. “Long-term Neurologic Outcome After Spinal Ependymoma Resection With Multimodal Intraoperative Electrophysiological Recording: Cohort Study and Review of the Literature.” Neurospine vol. 19,1 (2022): 118-132.
- Van den Brande, Ruben et al. “Epidemiology of spinal metastases, metastatic epidural spinal cord compression and pathologic vertebral compression fractures in patients with solid tumors: A systematic review.” Journal of bone oncology vol. 35 100446. 9 Jul. 2022,
- Newman, W C et al. “The NOMS approach to metastatic tumors: Integrating new technologies to improve outcomes.” Revista espanola de cirugia ortopedica y traumatologia vol. 67,6 (2023): 487-499.
- Fourney, Daryl R et al. “Spinal instability neoplastic score: an analysis of reliability and validity from the spine oncology study group.” Journal of clinical oncology : official journal of the American Society of Clinical Oncology vol. 29,22 (2011): 3072-7.
- Rodrigues, Amanda Cyntia Lima Fonseca et al. “Proton beam and carbon ion radiotherapy in skull base chordoma: a systematic review, meta-analysis and meta-regression with trial sequential analysis.” Neurosurgical review vol. 47,1 893. 7 Dec. 2024,
- Saito, Takashi et al. “Systematic Review and Meta-Analysis of Particle Beam Therapy versus Photon Radiotherapy for Skull Base Chordoma: TRP-Chordoma 2024.” Cancers vol. 16,14 2569. 17 Jul. 2024,
- Gerrand, Craig et al. “UK guidelines for the management of bone sarcomas.” British journal of cancer vol. 132,1 (2025): 32-48.
- Lange N, Jörger A-K, Ryang Y-M, Liesche-Starnecker F, Gempt J, Meyer B. Primary Bone Tumors of the Spine—Proposal for Treatment Based on a Single Centre Experience. Diagnostics. 2022; 12(9):2264.
- Katonis, Pavlos et al. “Spinal chondrosarcoma: a review.” Sarcoma vol. 2011 (2011): 378957.
