temporal arterit
dev hücreli arterit

Temporal Arterit - dev hücreli arterit nedir ?

50 yaşın üzerindeyseniz ve son zamanlarda şakaklarınızda başlayan, daha önce hiç yaşamadığınız türden inatçı bir baş ağrınız varsa, bu durumu basit bir ağrı olarak geçiştirmemelisiniz. Bu ağrı, acil tıbbi müdahale gerektiren ve tedavi edilmediğinde kalıcı körlüğe yol açabilen “Temporal Arterit” ya da daha bilimsel adıyla “Dev Hücreli Arterit” (DHA) hastalığının en önemli belirtisi olabilir. Bu yazıda, bu hastalığın ne olduğunu, kimleri risk altına aldığını, belirtilerini, tanı yöntemlerini ve tedavi seçeneklerini, bilimsel kanıtlar ışığında ele alıyoruz.

Dev Hücreli Arterit, büyük ve orta çaplı atardamarların duvarlarında iltihaplanmaya (inflamasyon) yol açan bir vaskülit türüdür. En sık olarak baş ve boyundaki, özellikle de şakaklardan geçen temporal arterleri etkilediği için “Temporal Arterit” olarak bilinir. Damar duvarında gelişen bu iltihap, damarın şişmesine, daralmasına ve hatta tıkanmasına neden olabilir. Bu durum, damarın beslediği dokulara yeterli kan gitmemesine ve ciddi komplikasyonlara yol açabilir. En korkulan komplikasyon ise gözü besleyen arterlerin etkilenmesi sonucu gelişen ani ve kalıcı görme kaybıdır.

Temporal Arterit, kesinlikle bir “ileri yaş hastalığıdır”. Hastalık neredeyse sadece 50 yaşın üzerindeki kişilerde görülür ve yaşla birlikte riski artar. Ortalama tanı yaşı 70-75 civarındadır. Kadınlarda erkeklere oranla yaklaşık 2 ila 3 kat daha sık görülür. Hastalık, özellikle Kuzey Avrupa kökenli (İskandinav) popülasyonlarda daha yaygındır. Güney Avrupa, Asya veya Afrika kökenli kişilerde daha nadir görülür. Yıllık yeni vaka görülme oranı (insidans), Kuzey Avrupa ülkelerinde 50 yaş üstü 100.000 kişide yaklaşık 15-25 iken, bu oran Akdeniz ülkelerinde daha düşüktür.

 

temporal arterit neden olur ?

Dev Hücreli Arterit’in kesin nedeni tam olarak anlaşılamamıştır. Ancak mevcut kanıtlar, genetik olarak yatkın bir bireyde, bir çevresel tetikleyicinin (muhtemelen bir enfeksiyon) anormal bir bağışıklık yanıtını başlatması sonucu ortaya çıktığını düşündürmektedir. Belirli genetik belirteçlere (özellikle HLA-DR4 alelleri) sahip kişilerde hastalığa yakalanma riskinin daha yüksek olduğu bilinmektedir. Hastalık, vücudun kendi damar dokusuna saldırdığı bir otoimmün süreç olarak kabul edilir. Bağışıklık sistemi hücreleri damar duvarında toplanarak iltihaba ve hasara neden olur. Bazı virüs ve bakteri enfeksiyonlarının (örneğin Parvovirus B19, Chlamydia pneumoniae) bağışıklık sistemini tetikleyerek hastalığı başlatabileceğine dair teoriler bulunmaktadır, ancak bu henüz kesin olarak kanıtlanmamıştır.

 

Belirtiler: Vücudunuzun Acil Durum Sinyalleri

Temporal Arterit belirtileri ani başlayabilir ve oldukça rahatsız edicidir. Bu belirtileri tanımak, erken teşhis için hayati önem taşır.

  • Yeni Başlayan Baş Ağrısı: Hastaların %70-90’ında görülür ve en yaygın belirtidir. Genellikle şakaklarda (tek veya iki taraflı) yerleşir, ancak başın herhangi bir yerinde de olabilir. Ağrı genellikle inatçıdır ve basit ağrı kesicilere iyi yanıt vermez.

  • Çene Ağrısı (Çene Kladikasyosu): Yemek yerken veya konuşurken çenede ortaya çıkan ve dinlenince geçen ağrı veya yorgunluk hissi. Bu belirti, hastalık için çok tipiktir ve çiğneme kaslarına giden kan akışının azalmasından kaynaklanır.

  • Kafa Derisi Hassasiyeti: Saç tararken, başını yastığa koyarken veya şapka takarken şakak bölgesindeki kafa derisinde aşırı hassasiyet veya ağrı hissedilebilir.

  • Görme Bozuklukları: Bu, en acil durum belirtisidir! Gözde ani ağrısız görme kaybı, çift görme, bulanık görme veya bir gözün önünde perde inmesi hissi gelişebilir. Bu belirti ortaya çıktığında kalıcı körlüğü önlemek için saniyelerle yarışılır.

  • Sistemik Belirtiler: Ateş, gece terlemesi, istenmeyen kilo kaybı, yorgunluk ve iştahsızlık gibi genel hastalık belirtileri de sıkça görülür.

  • Polimiyaljia Romatika (PMR) İlişkisi: Dev Hücreli Arterit hastalarının yaklaşık %40-50’sinde, omuz ve kalça kuşağında ağrı ve tutukluk ile karakterize olan Polimiyaljia Romatika adlı bir durum da bulunur.

temporal arterit tanısı nasıl konulur ?

Doktorunuz, hastanın yaşına, belirtilerine ve muayene bulgularına dayanarak Temporal Arterit’ten şüphelenir.

  1. Fizik Muayene: Şakak bölgesindeki temporal arterin hassas, şiş veya nabzının zayıf ya da alınamaz olması önemli bir bulgudur.

  2. Kan Testleri: Kandaki iltihap belirteçleri olan Eritrosit Sedimantasyon Hızı (ESR) ve C-Reaktif Protein (CRP) seviyeleri genellikle çok yüksektir. Bu testler tanı koydurmaz ama şüpheyi kuvvetlendirir.

  3. Temporal Arter Biyopsisi: Uzun yıllardır tanının “altın standardı” olarak kabul edilen yöntemdir. Şakak bölgesindeki temporal arterden küçük bir parça cerrahi olarak alınır ve patolog tarafından mikroskop altında incelenir. Damar duvarında “dev hücreler” olarak adlandırılan tipik iltihap hücrelerinin görülmesi tanıyı kesinleştirir.

  4. Görüntüleme Yöntemleri: Son yıllarda, invaziv olmayan görüntüleme yöntemleri de tanıda giderek daha fazla kullanılmaktadır. Özellikle Renkli Doppler Ultrasonografi, temporal arter duvarındaki iltihaba bağlı ödemi (“halo” işareti) göstererek hızlı bir şekilde tanıya yardımcı olabilir. MR veya PET-BT gibi yöntemler de büyük damar tutulumunu göstermede faydalıdır.

temporal arterit Tedavi Seçenekleri nelerdir ?

Temporal Arterit, tıbbi bir acil durum olarak kabul edilir. Kalıcı görme kaybı riskinden dolayı, tanı kesinleşmeden bile sadece kuvvetli şüphe varlığında tedaviye derhal başlanmalıdır.

  • Kortikosteroidler (Kortizon): Tedavinin mutlak temel taşıdır. Prednizon gibi yüksek doz kortikosteroidler, iltihabı hızla ve güçlü bir şekilde baskılar. Görme kaybı riski olan hastalara tedavi genellikle damar yoluyla başlanır. Doz, belirtiler ve kan testleri normale döndükten sonra çok yavaş bir şekilde, genellikle 1-2 yıl gibi uzun bir sürede azaltılır.

  • Biyolojik Ajanlar (Tocilizumab): Kortizonun uzun süreli kullanımına bağlı ciddi yan etkileri (diyabet, osteoporoz, enfeksiyonlar vb.) azaltmak için yeni tedavi seçenekleri geliştirilmiştir. Tocilizumab, iltihap sürecinde önemli rol oynayan interlökin-6 (IL-6) adlı bir molekülü hedef alan bir biyolojik ilaçtır. Kortizon ihtiyacını azalttığı ve hastalığın nüks etmesini önlemede etkili olduğu kanıtlanmıştır ve günümüzde özellikle karmaşık veya dirençli vakalarda kullanılmaktadır.

  • Düşük Doz Aspirin: Pıhtılaşmaya bağlı komplikasyon riskini azaltmak için tedaviye düşük doz aspirin eklenebilir.

 

Sık Sorulan Sorular (FAQ)
REFERANSLAR
  • Hellmich, Bernhard et al. “2018 Update of the EULAR recommendations for the management of large vessel vasculitis.” Annals of the rheumatic diseases vol. 79,1 (2020): 19-30. 
  • Stone, John H et al. “Trial of Tocilizumab in Giant-Cell Arteritis.” The New England journal of medicine vol. 377,4 (2017): 317-328. 
  • Dejaco, Christian et al. “EULAR recommendations for the use of imaging in large vessel vasculitis in clinical practice.” Annals of the rheumatic diseases vol. 77,5 (2018): 636-643. 
  • Buttgereit, Frank et al. “Polymyalgia Rheumatica and Giant Cell Arteritis: A Systematic Review.” JAMA vol. 315,22 (2016): 2442-58.  
  • Gonzalez-Gay, Miguel A et al. “Epidemiology of giant cell arteritis and polymyalgia rheumatica.” Arthritis and rheumatism vol. 61,10 (2009): 1454-61. 
  • Smeeth, L et al. “Incidence of diagnosed polymyalgia rheumatica and temporal arteritis in the United Kingdom, 1990-2001.” Annals of the rheumatic diseases vol. 65,8 (2006): 1093-8. 
  • Hayreh, S S et al. “Ocular manifestations of giant cell arteritis.” American journal of ophthalmology vol. 125,4 (1998): 509-20. 
  • Salvarani, Carlo et al. “Polymyalgia rheumatica and giant-cell arteritis.” Lancet (London, England) vol. 372,9634 (2008): 234-45. 
  • Weyand, Cornelia M, and Jörg J Goronzy. “Giant-cell arteritis and polymyalgia rheumatica.” Annals of internal medicine vol. 139,6 (2003): 505-15. 
  • Ninan, Jem et al. “Incidence of biopsy-proven giant cell arteritis (GCA) in South Australia 2014-2020.” Frontiers in medicine vol. 10 1173256. 20 Apr. 2023, 
İçerik Son Güncellenme Tarihi:20.11.2025