sinüzit
SİNÜZİT ve Baş Ağrısı
Sinüzit, daha doğru bir tıbbi terimle “rinosinüzit”, burun ve yüz kemiklerinizin içindeki hava dolu boşluklar olan sinüslerin iltihaplanması ve şişmesi durumudur. Sağlıklı iken bu sinüsler hava ile doludur ve iç yüzeyleri ince bir mukus tabakasıyla kaplıdır. Bu mukus, soluduğunuz havadaki toz, polen ve diğer partikülleri yakalayarak akciğerlerinize gitmesini engeller. Normalde bu mukus, küçük kanallar aracılığıyla burnunuza doğru sürekli olarak temizlenir. Ancak sinüslerin bu drenaj kanalları tıkandığında, mukus içeride birikir ve virüsler, bakteriler veya mantarlar için mükemmel bir üreme ortamı oluşturur. İşte bu durum, sinüzitin karakteristik belirtileri olan baş ve yüz ağrısı, basınç hissi, burun tıkanıklığı ve burun akıntısına yol açar.
Sinüzit son derece yaygındır. Özellikle akut (kısa süreli) sinüzit, en sık görülen rahatsızlıklardan biridir.
Görülme Sıklığı: Yetişkinlerde her yıl yaklaşık 7 kişiden 1’inin akut bakteriyel rinosinüzit atağı geçirdiği tahmin edilmektedir. Kronik rinosinüzit ise daha uzun süreli bir durum olup, genel popülasyonun yaklaşık %10 ila %11’ini etkilemektedir.
Yaş ve Cinsiyet: Sinüzit her yaşta ortaya çıkabilir. Ancak akut sinüzit, özellikle küçük çocuklarda sık görülür çünkü hem sık sık viral enfeksiyon geçirirler hem de sinüs drenaj kanalları daha dardır. Kronik sinüzit ise daha çok genç ve orta yaşlı yetişkinlerde yaygındır. Cinsiyet açısından bakıldığında, bazı çalışmalar kadınların kronik sinüzitten biraz daha fazla etkilendiğini göstermektedir.
Sinüzitin temel nedeni sinüs drenajının bozulmasıdır. Bu duruma yol açan pek çok faktör vardır:
Viral Enfeksiyonlar: Akut sinüzit vakalarının büyük çoğunluğu (%90’dan fazlası) sıradan bir soğuk algınlığına neden olan virüslerle başlar. Virüsler burun ve sinüs mukozasında şişmeye neden olarak drenajı engeller.
Bakteriyel Enfeksiyonlar: Viral bir enfeksiyon sonrası sinüslerde biriken mukus, bakterilerin üremesi için uygun bir ortam yaratır. Vakaların sadece küçük bir kısmı (%0.5 ila %2) ikincil bir bakteriyel enfeksiyona dönüşür. Bu durum genellikle belirtiler 10 günden uzun sürdüğünde veya başlangıçta iyileşme gösterip sonra aniden kötüleştiğinde (çift kötüleşme) akla gelir.
Alerjiler: Alerjik rinit (saman nezlesi) gibi durumlar, burun mukozasında kronik iltihaplanmaya ve şişmeye yol açarak sinüslerin tıkanmasına neden olabilir.
Yapısal Sorunlar:
Septum Deviasyonu: Burun orta bölmesinin bir tarafa doğru eğri olması.
Nazal Polipler: Burun ve sinüslerde gelişen üzüm salkımına benzer iyi huylu oluşumlar.
Konka Hipertrofisi: Burun içindeki “konka” adı verilen yapıların büyümesi.
Diğer Risk Faktörleri: Zayıflamış bağışıklık sistemi, sigara dumanına veya diğer kirleticilere maruz kalmak ve kistik fibrozis gibi belirli genetik hastalıklar sinüzit riskini artırabilir.
SİNÜZİT TEDAVİSİ: NE ZAMAN ANTİBİYOTİK GEREKİR ?
Sinüzit tedavisi, altta yatan nedene ve hastalığın türüne göre değişir. Amaç, iltihabı azaltmak, sinüs drenajını sağlamak ve enfeksiyonu ortadan kaldırmaktır.
Akut Sinüzit Tedavisi:
Vakaların çoğu viral olduğu için antibiyotikler etkisizdir ve gereksiz olabilir. Tedavinin temelini destekleyici bakımlar oluşturur:
Tuzlu Su ile Burun Yıkama (Salin İrrigasyon): Sinüsleri temizlemenin, mukusu inceltmenin ve drenajı iyileştirmenin en etkili ve doğal yollarından biridir.
Dekonjestanlar: Burun spreyleri veya tablet formda kan damarlarını büzerek şişliği azaltır. Ancak sprey formları “rebound tıkanıklık” riskinden dolayı uzun süreli kullanılmamalıdır.
Ağrı Kesiciler: Çeşitli ağrı kesici ilaçlar yüz ağrısını ve baş ağrısını hafifletebilir.
Nazal Steroid Spreyleri: Özellikle alerji geçmişi olan hastalarda iltihabı baskılamak için oldukça etkilidirler.
Antibiyotik Kullanımı: Antibiyotikler sadece bakteriyel sinüzit şüphesi güçlü olduğunda doktor tarafından reçete edildiğinde kullanılmalıdır.
Kronik Sinüzit Tedavisi:
Tedavisi daha uzun solukludur ve temel amaç altta yatan iltihabı kontrol altına almaktır:
Nazal Steroid Spreyleri: Tedavinin temel taşıdır ve uzun süreli kullanılırlar.
Salin İrrigasyon: Günlük olarak yapılması tavsiye edilir.
Antibiyotikler: Bazı vakalarda daha uzun süreli (3-4 hafta) antibiyotik kürleri gerekebilir.
Biyolojik Ajanlar: Özellikle şiddetli ve nazal polipli kronik sinüzit vakalarında, belirli iltihap yollarını hedef alan biyolojik ilaçlar umut verici yeni tedavi seçenekleridir.
Cerrahi Müdahale: İlaç tedavisine yanıt vermeyen veya ciddi yapısal sorunları (polip, deviasyon vb.) olan hastalarda Fonksiyonel Endoskopik Sinüs Cerrahisi (FESS) düşünülebilir. Bu minimal invaziv yöntemde, tıkalı sinüs kanalları endoskop yardımıyla açılarak doğal drenajın yeniden sağlanması hedeflenir.
Sinüzit Sık Sorulan Sorular (FAQ)
REFERANSLAR
- Chow, Anthony W et al. “IDSA clinical practice guideline for acute bacterial rhinosinusitis in children and adults.” Clinical infectious diseases : an official publication of the Infectious Diseases Society of America vol. 54,8 (2012): e72-e112.
- Rosenfeld, Richard M et al. “Clinical practice guideline (update): adult sinusitis.” Otolaryngology–head and neck surgery : official journal of American Academy of Otolaryngology-Head and Neck Surgery vol. 152,2 Suppl (2015): S1-S39.
- King, Laura M et al. “Antibiotic Therapy Duration in US Adults With Sinusitis.” JAMA internal medicine vol. 178,7 (2018): 992-994.
- Fokkens, W J et al. “European Position Paper on Rhinosinusitis and Nasal Polyps 2020.” Rhinology vol. 58,Suppl S29 1-464. 20 Feb. 2020,
- C Morse, Justin et al. “Management of Chronic Rhinosinusitis with Nasal Polyposis in the Era of Biologics.” Journal of asthma and allergy vol. 14 873-882. 12 Jul. 2021,
İçerik Son Güncellenme Tarihi:19.11.2025
