KUBİTAL TÜNEL Sendromu-
ULNAR OLUK SENDROMU

Kubital Tünel - Ulnar Oluk Sendromu Nedir?

Dirseğinizin iç kısmını sert bir yere çarptığınızda, serçe ve yüzük parmağınıza yayılan o ani, elektrik çarpar gibi, karıncalanma hissinin nedeni, ulnar sinirin yüzeye en yakın ve en savunmasız olduğu yer olmasından ötürüdür. Bu anlık şok hissi, süreğen bir bası nedeniyle sürekli bir uyuşma, karıncalanma ve güçsüzlüğe dönüştüğünde Kubital Tünel Sendromu adı verilir. Bu, dirsek seviyesinde ulnar sinirin sıkışması veya gerilmesiyle ortaya çıkan, el fonksiyonlarını ciddi şekilde etkileyebilen yaygın bir sorundur. Bu yazıda, Ulnar oluk sendromunun nedenlerini, belirtilerini ve modern tıbbın siniri özgürleştirmek için sunduğu tedavi yöntemlerini inceliyoruz.

Kubital Tünel Sendromu Nedir?

Kubital Tünel, dirseğimizin iç tarafında, “medial epikondil” adı verilen kemik çıkıntısının hemen arkasında bulunan dar bir anatomik geçittir. Ulnar sinir, bu dar ve keskin virajdan geçerek ön kola ve ele doğru ilerler. Ulnar sinir, serçe parmağımızın ve yüzük parmağımızın yarısının duyusunu, ayrıca elin kendi küçük kaslarının (intrensek kaslar) büyük bir kısmının hareketini kontrol eder. Bu kaslar, parmaklarımızı birbirine yaklaştırma, uzaklaştırma ve ince kavrama gibi hassas el hareketleri için hayati öneme sahiptir. Kubital Tünel Sendromu, ulnar sinirin bu dar tünelde veya çevresinde, artan basınç, sürtünme veya gerilme nedeniyle kronik olarak sıkışması durumudur.

Karpal Tünel Sendromu’ndan sonra en sık görülen ikinci üst ekstremite (kol) sinir sıkışmasıdır. Belirli bir yaş veya cinsiyet grubundan ziyade, risk daha çok mesleki ve alışkanlık faktörleriyle ilişkilidir. Masa başı çalışanlar, uzun yol şoförleri, montaj hattı işçileri ve dirseklerini sürekli bükülü pozisyonda tutan herkes risk altındadır.

Sinir Bu Virajda Neden Sıkışır?

Dirsek fleksiyonunda kubital tünelin hacmi ~%55 azalır, tünel tavanı gerilir ve sinir 4.7–8 mm uzayarak sürtünme/iskemiye yatkın hale gelir. Ulnar sinirin dirsekteki bu hassas pozisyonu, onu çeşitli mekanik streslere açık hale getirir:

  1. Uzun Süreli Dirsek Bükme (Fleksiyon): En yaygın nedenlerden biridir. Dirseğimizi 90 dereceden fazla büktüğümüzde, ulnar sinir medial epikondil etrafında gerilir ve tünel içindeki basınç önemli ölçüde artar. Bunu alışkanlık haline getirmek siniri tahriş eder. Uykuda dirsekleri bükerek yatmak, uzun süre telefonla konuşmak, bilgisayar başında veya masa başında çalışırken dirsekleri bükülü pozisyonda tutmak gibi durumlar bu alışkanlıklardan bazılarıdır.

  2. Doğrudan Basınç: Dirseğin iç kısmını sert bir yüzeye (masa kenarı, araba kapısı kolçağı gibi) uzun süre dayamak, sinire doğrudan baskı uygular.

  3. Anatomik Faktörler: Bazı insanlarda sinir, dirsek büküldüğünde kemik çıkıntısının üzerinden atlayabilir (subluksasyon). Bu sürekli sürtünme ve hareket, siniri zamanla yıpratır. Ayrıca tünel içindeki ek kaslar veya geçmişte yaşanmış dirsek kırıkları da tüneli daraltabilir.

  4. Sistemik Hastalıklar: Diyabet veya tiroid hastalıkları gibi durumlar, sinirleri genel olarak hasara daha yatkın hale getirebilir.

Belirtiler ve Tanı:

Ulnar Oluk Sendromu tanısı, büyük ölçüde hastanın anlattığı tipik öykü ve dikkatli bir fizik muayene ile konulur.

  • Klasik Belirtiler:

    • Serçe parmağı ve yüzük parmağının yarısında (4. ve 5. parmaklar) uyuşma, karıncalanma ve iğnelenme hissi olur. Bu belirtiler genellikle gelip geçicidir ve dirseği bükünce artar.

    • Dirseğin iç tarafında ağrı oluşabilir.

    • İlerleyen vakalarda, elin küçük kaslarında (intrensek kaslar) güçsüzlük, beceriksizlik ve sakarlık izlenebilir. Hastalar, düğme iliklemekte, anahtar çevirmekte veya küçük cisimleri tutmakta zorlandıklarını fark edebilirler.

    • En ileri evrede, parmaklar arasında ve elin sırtındaki kaslarda erime (intrensek atrofi) ve parmaklarda pençe benzeri bir duruş meydana gelebilir.

  • Fizik Muayene: Hekim, tanıya yardımcı olmak için dirsekte Tinel Testi (sinir üzerine hafifçe vurma), dirsek fleksiyon testi (dirseği bükerek bekleme) ve el kaslarındaki zayıflığı değerlendirmek için Froment belirtisi gibi özel testler yapar.

  • Elektromiyografi (EMG): Bu test, tanıyı kesinleştirmek, sıkışmanın tam olarak dirsek seviyesinde olduğunu doğrulamak ve sinirdeki hasarın derecesini (hafif, orta, şiddetli) objektif olarak ölçmek için altın standarttır.

Tedavi Seçenekleri

Tedavi, hastalığın şiddetine göre basamaklı bir yol izler.

1. Konservatif Tedaviler

Hafif ve orta dereceli vakaların çoğunda ve özellikle kas erimesi (atrofi) başlamamışsa, ilk tercih her zaman ameliyatsız yöntemlerdir.

  • Aktivite Modifikasyonu ve Eğitim: En önemli adımdır. Hastaya, dirseğini uzun süre bükülü tutmaktan ve sert yüzeylere dayamaktan kaçınması öğretilir. Telefonla konuşurken kulaklık kullanmak, çalışma ergonomisini düzenlemek gibi basit değişiklikler çok etkilidir.

  • Gece Ateli (Splint): En etkili konservatif tedavidir. Gece boyunca dirseği bükülmekten koruyan, düz veya hafif bükülü (30-45 derece) pozisyonda tutan bir atel takmak, sinirin gece boyunca dinlenmesini ve üzerindeki gerilimin azalmasını sağlar. Hastaların önemli bir kısmı sadece bu yöntemle belirgin bir rahatlama sağlar.

  • Sinir Kaydırma Egzersizleri (Nerve Gliding): Ulnar sinirin tünel içinde daha rahat hareket etmesini ve yapışıklıkların çözülmesini sağlayan özel egzersizler bir fizyoterapist tarafından öğretilebilir.

2. Cerrahi Tedavi

En az 3-6 aylık etkili bir konservatif tedaviye yanıt vermeyen, EMG’de orta veya ileri derecede hasar saptanan ve özellikle de el kaslarında güçsüzlük veya erime (atrofi) başlayan hastalarda en etkili ve kalıcı çözüm cerrahidir. Ameliyatın amacı, sinir üzerindeki basıyı kalıcı olarak ortadan kaldırmaktır. 

İki ana cerrahi yöntem vardır:

  • In Situ Dekompresyon: En basit yöntemdir. Sadece kubital tünelin çatısını oluşturan bağ dokusu kesilerek sinirin üzeri “açılır” ve rahatlatılır.

  • Anterior Transpozisyon (Sinirin Öne Alınması): Sinir, tünelden tamamen serbestleştirildikten sonra, dirseğin ön tarafında, kasların altına veya üstüne, daha korunaklı ve daha az gerileceği yeni bir yatağa taşınır. Bu, özellikle sinirin yerinden oynadığı (subluksasyon) veya dirsekte belirgin bir kemik deformitesi olduğu durumlarda tercih edilir.

Sık Sorulan Sorular (FAQ)
REFERANSLAR
  • Caliandro, Pietro et al. “Treatment for ulnar neuropathy at the elbow.” The Cochrane database of systematic reviews vol. 11,11 CD006839. 15 Nov. 2016, 
  • Svernlöv, B et al. “Conservative treatment of the cubital tunnel syndrome.” The Journal of hand surgery, European volume vol. 34,2 (2009): 201-7. 
  • Anderson, Danyon et al. “A Comprehensive Review of Cubital Tunnel Syndrome.” Orthopedic reviews vol. 14,3 38239. 15 Sep. 2022, 
  • Caliandro, Pietro et al. “Treatment for ulnar neuropathy at the elbow.” The Cochrane database of systematic reviews vol. 11,11 CD006839. 15 Nov. 2016, 
  • Nakashian, Michael N et al. “Cubital Tunnel Syndrome: Current Concepts.” Current reviews in musculoskeletal medicine vol. 13,4 (2020): 520-524. 
  • Andrews, Kyle et al. “Cubital tunnel syndrome: Anatomy, clinical presentation, and management.” Journal of orthopaedics vol. 15,3 832-836. 16 Aug. 2018, 
İçerik Son Güncellenme Tarihi:20.11.2025