boyun fıtığı ameliyatları

Boyun fıtığı ameliyatları

Aylardır süren, boynunuzdan kolunuza, parmaklarınıza kadar yayılan inatçı bir ağrı, uyuşma veya güçsüzlük mü yaşıyorsunuz? Fizik tedavi, ilaçlar ve diğer yöntemler artık fayda etmiyor ve doktorunuz ameliyat önerdiğinde aklınıza “Boynumdan ameliyat olmak riskli mi? Hareketlerim kısıtlanacak mı?” gibi endişeler mi geliyor? Bu rehberde, boyun fıtığı ameliyatının tarihsel yolculuğundan günümüzdeki “altın standart” yöntemlere, kimlerin aday olduğundan operasyon sonrası sürece kadar her detayı, bilimsel kanıtlarla ve anlaşılır bir dille inceliyoruz.

Boyun fıtığı cerrahisinin tarihi, bel cerrahisinden farklı bir yol izlemiştir.

  • İlk Yıllar: Arka (Posterior) Yaklaşım: 1930’lar ve 40’larda, bel fıtığı cerrahisindeki tecrübelerle, boyun fıtıklarına da ilk olarak sırt ve ense bölgesinden, yani arkadan (posterior) yaklaşıldı. Bu yöntemde, omurganın arka kemik yapısı olan lamina’nın bir kısmı veya tamamı çıkarılarak (laminotomi/laminektomi) omuriliğe ve sinir köküne ulaşılıyordu. Ancak bu yaklaşım, omuriliği ve sinirleri hassas bir şekilde kenara çekmeyi gerektiriyordu ki bu da nörolojik hasar riski taşıyordu. Ayrıca, fıtığın en sık olduğu orta ve yan kısımlara ulaşmak zordu.

  • 1950’ler: Önden Yaklaşımın Devrimi: 1950’lerde Ralph Cloward, Robert Robinson ve Derek Bailey gibi cerrahların öncülüğünde, boyun fıtığı cerrahisinde bir devrim yaşandı. Cerrahlar, boynun ön tarafından, cildin doğal çizgilerine paralel küçük bir kesi ile girerek, hayati organların (yemek borusu, soluk borusu, damarlar) arasından nazikçe geçip direkt olarak omurganın ön yüzüne ve sorunlu diske ulaşabildiklerini keşfettiler. Bu yaklaşım, omuriliğe hiç dokunmadan, direkt olarak fıtığın kaynağına ulaşmayı sağlıyordu.

  • Füzyon (Kaynaştırma): Cloward ve Robinson, diski çıkardıktan sonra oluşan boşluğa, hastanın kendi kalça kemiğinden aldıkları bir kemik greftini yerleştirerek iki omurun birbirine kaynamasını (füzyon) sağladılar. Bu yöntem, hem sinir basısını ortadan kaldırıyor hem de o seviyede stabilite sağlıyordu. Bu Anterior Servikal Diskektomi ve Füzyon olarak bilinen yöntem, zamanla geliştirilerek (kemik greftleri yerine modern “kafes” (cage) ve plakların kullanılmasıyla), günümüzde boyun fıtığı cerrahisinin “altın standardı” haline geldi. Füzyonun uzun dönemde komşu segmentlerdeki disklere ekstra yük bindirebileceği endişesi, 2000’li yılların başından itibaren yeni bir teknolojinin gelişmesini sağladı: Servikal Disk Protezi. Çıkarılan diskin yerine, boynun doğal hareketini taklit eden hareketli bir protez konularak uygulanan bu teknik ise kısıtlı endikasyon grubunda iyi sonuçlar sağladı

Boyun omurları arasındaki disklerin yırtılarak omurilik veya sinir köklerine bası yapması durumuna “boyun fıtığı” denir. Bu bası, kollarda ağrı, uyuşma, karıncalanma ve güç kaybına yol açar. Bazı durumlarda ise direkt omuriliğin kendisine bası yaparak yürüme güçlüğü, el becerilerinde bozulma ve denge sorunları gibi daha ciddi belirtilere (servikal miyelopati) neden olabilir.

Hastaların çoğu konservatif yöntemlerle iyileşirken, cerrahi şu durumlarda gündeme gelir:

  1. İlerleyici Nörolojik Kayıp: Kolda veya elde belirgin ve giderek artan bir güç kaybı varsa, kalıcı hasarı önlemek için cerrahi gerekir.

  2. Servikal Miyelopati Belirtileri: Omurilik basısına bağlı yürüme güçlüğü, dengesizlik, ellerde sakarlık gibi belirtiler varlığında, omuriliği daha fazla hasardan korumak için genellikle cerrahi önerilir.

  3. Dayanılmaz ve İnatçı Ağrı: En az 6-12 hafta süren, uygun konservatif tedavilere (ilaç, fizik tedavi, enjeksiyonlar) yanıt vermeyen, hastanın yaşam kalitesini bozan şiddetli kol ağrısı, en sık cerrahi nedenidir.

Boyun Fıtığı Ameliyatı Yöntemleri

1. Anterior Servikal Diskektomi ve Füzyon (ACDF)

En sık uygulanan ve başarısı en çok kanıtlanmış “altın standart” yöntemdir.

  • Nasıl Yapılır: Genel anestezi altında, genellikle boynun sağ tarafından, cildin doğal çizgilerinden yaklaşık 3-4 cm’lik yatay bir kesi yapılır. Cerrah, hassas anatomik planları takip ederek, kasların ve damar-sinir paketinin arasından geçer ve omurganın önüne ulaşır. Sorunlu disk, floroskopi (anlık röntgen) ile teyit edilir. Mikroskop altında, disk tamamen çıkarılır ve sinir kökleri ile omuriliğe bası yapan fıtık parçaları ve kemik çıkıntıları (osteofitler) temizlenir. Boşalan disk mesafesine, içi kemik grefti veya benzeri materyallerle doldurulmuş, PEEK veya titanyumdan yapılmış bir “kafes” (cage) yerleştirilir. Bu kafesin kaymasını önlemek ve stabiliteyi artırmak için öne küçük bir plak ve vidalar konulabilir. Amaç, zamanla bu iki omurun tek bir kemik haline gelerek birbirine kaynamasıdır (füzyon).

Servikal Disk protezi 

Füzyona alternatif olarak geliştirilmiş, hareket koruyucu bir yöntemdir. Kısıtlı endikasyonlarda tercih edilebilir.

  • Nasıl Yapılır: Ameliyatın ilk kısmı (diske ulaşma ve diski temizleme) ACDF ile tamamen aynıdır. Ancak füzyon için kafes ve plak koymak yerine, boşalan disk mesafesine, boynun doğal hareketlerine (öne-arkaya eğilme, yana bükülme) izin veren metal ve polietilenden yapılmış hareketli bir disk protezi yerleştirilir.

  • Kimler Adaydır? Bu yöntem, genellikle tek veya iki seviyede, disk mesafesi çok daralmamış, kireçlenmesi (artrozu) ileri düzeyde olmayan, daha genç ve aktif hastalar için daha uygundur. Omurgada instabilite (kayma) veya ileri derecede kireçlenme olan hastalar için uygun değildir.

Posterior Servikal Foraminotomi

Fıtığın, sinirin çıktığı kanalın (foramen) yan tarafında olduğu ve sadece sinire bastığı seçilmiş vakalarda uygulanan, posteriordan yapılan bir cerrahidi.

  • Nasıl Yapılır: Ense bölgesinden küçük bir kesi ile girilerek, sinirin çıktığı kemik kanalın üzeri mikroskop altında biraz tıraşlanır (foraminotomi) ve sinire bası yapan disk parçası çıkarılır. Bu yöntemde füzyon veya protez gerekmez.

Boyun Fıtığı Ameliyatında Başarı Şansı, Riskler ve Komplikasyonlar

Boyun fıtığı cerrahisinin birincil amacı, kola vuran ağrıyı (radikülopati) geçirmektir. Bu hedefe ulaşma oranı son derece yüksektir. ACDF veya ADR sonrası hastaların %90-95’i kol ağrılarında belirgin bir iyileşme ve yaşam kalitelerinde artış bildirilmiştir.

  • Riskler ve Komplikasyonlar: Boyun cerrahisi, deneyimli ellerde son derece güvenli bir operasyondur. Olası riskler şunlardır:

    • Ses Kısıklığı: Boynun önünden yaklaşıldığı için, ses tellerini kontrol eden sinirin (rekürren laringeal sinir) gerilmesine bağlı olarak geçici (nadiren kalıcı) ses kısıklığı görülebilir (%1-2).

    • Yutma Güçlüğü (Disfaji): Yemek borusunun operasyon sırasında ekartasyonuna bağlı olarak ilk birkaç gün yutkunurken zorlanma sık görülür ve genellikle geçicidir.

    • Enfeksiyon: Oranı oldukça düşüktür (%1’den az).

    • Nörolojik Hasar: Omurilik veya sinir kökü hasarı riski son derece nadirdir (%0.5’ten az). Ancak korkutucu bir komplikasyondur.

    • Füzyon Başarısızlığı (Psödoartroz): ACDF sonrası kemiklerin kaynamaması durumudur. Sigara içenlerde bu risk daha yüksektir. Genellikle belirti vermez ama ağrı devam ederse revizyon cerrahisi gerektirebilir (%2-10).

    • Komşu Segment Hastalığı: Füzyon yapılan seviyenin altındaki veya üstündeki disklerin zamanla ekstra yüke maruz kalarak daha hızlı yıpranması durumudur. Disk protezi cerrahisinin teorik avantajlarından birisi bu durumdur.

 

Boyun Fıtığı Ameliyatı ile İlgili Sık Sorulan Sorular (FAQ)
REFERANSLAR
  • Mobbs, Ralph J et al. “Anterior cervical discectomy and fusion: analysis of surgical outcome with and without plating.” Journal of clinical neuroscience : official journal of the Neurosurgical Society of Australasia vol. 14,7 (2007): 639-42. 
  • CLOWARD, R B. “The anterior approach for removal of ruptured cervical disks.” Journal of neurosurgery vol. 15,6 (1958): 602-17. 
  • Castro, Igor de et al. “The history of spinal surgery for disc disease: an illustrated timeline.” Arquivos de neuro-psiquiatria vol. 63,3A (2005): 701-6. 
  • Fehlings, Michael G et al. “Efficacy and safety of surgical decompression in patients with cervical spondylotic myelopathy: results of the AOSpine North America prospective multi-center study.” The Journal of bone and joint surgery. American volume vol. 95,18 (2013): 1651-8. 
  • van Eck, Carola F et al. “The revision rate and occurrence of adjacent segment disease after anterior cervical discectomy and fusion: a study of 672 consecutive patients.” Spine vol. 39,26 (2014): 2143-7. 
İçerik Son Güncellenme Tarihi:20.09.2025
Hizmet verdiğimiz bölgeler

Muayene hizmetlerimiz ağırlıklı olarak Tekirdağ, Kırklareli, Edirne ve İstanbul illerini kapsamaktadır. Aşağıdaki ilçelerden randevu talep eden hastalara planlama kolaylığı ve ulaşım bilgilendirmesi sağlıyoruz.

Tekirdağ

  • Süleymanpaşa
  • Çorlu
  • Çerkezköy
  • Kapaklı
  • Ergene
  • Muratlı
  • Malkara
  • Hayrabolu
  • Saray
  • Marmaraereğlisi
  • Şarköy

Kırklareli

  • Kırklareli Merkez
  • Lüleburgaz
  • Babaeski
  • Vize
  • Pınarhisar
  • Demirköy
  • Pehlivanköy
  • Kofçaz

Edirne

  • Edirne Merkez
  • Keşan
  • Uzunköprü
  • Havsa
  • İpsala
  • Enez
  • Lalapaşa
  • Süloğlu
  • Meriç

İstanbul

  • Adalar
  • Arnavutköy
  • Ataşehir
  • Avcılar
  • Bağcılar
  • Bahçelievler
  • Bakırköy
  • Başakşehir
  • Bayrampaşa
  • Beşiktaş
  • Beykoz
  • Beylikdüzü
  • Beyoğlu
  • Büyükçekmece
  • Çatalca
  • Çekmeköy
  • Esenler
  • Esenyurt
  • Eyüpsultan
  • Fatih
  • Gaziosmanpaşa
  • Güngören
  • Kadıköy
  • Kağıthane
  • Kartal
  • Küçükçekmece
  • Maltepe
  • Pendik
  • Sancaktepe
  • Sarıyer
  • Silivri
  • Sultanbeyli
  • Sultangazi
  • Şile
  • Şişli
  • Tuzla
  • Ümraniye
  • Üsküdar
  • Zeytinburnu
Tekirdağ Boyun Fıtığı Ameliyatı ile ilgili daha fazla bilgi ve randevu için tıklayınız.