nükleoplasti

nükleoplasti: Lazerle Bel Fıtığı Tedavisi

Bel veya boyun fıtığına bağlı, aylardır geçmeyen bir ağrınız var ama büyük bir ameliyattan çekiniyor musunuz? Konservatif tedaviler yeterli gelmediyse ve cerrahi sizin durumunuzda henüz tek seçenek değilse, Nükleoplasti gibi minimal invaziv girişimsel yöntemler bir seçenek olabilir. “İğne ile fıtık küçültme” tedavilerinden biri olan Nükleoplasti, özellikle “koblasyon” teknolojisini kullanarak, fıtıklaşmış diskin içindeki basıncı düşürmeyi ve sinir üzerindeki baskıyı hafifletmeyi amaçlayan modern bir tekniktir. Bu rehberde, Nükleoplasti’nin ne olduğunu, nasıl çalıştığını, kimlerin bu tedavi için uygun aday olduğunu, başarı oranlarını ve potansiyel risklerini bilimsel verilerle inceliyoruz.

Nükleoplasti (Perkütan Disk Dekompresyonu) Nedir? lazerle bel fıtığı tedavisi nedir ?

Nükleoplasti, genel olarak Perkütan Disk Dekompresyonu başlığı altında yer alan bir yöntemdir. “Perkütan” kelimesi, işlemin cilt üzerinden bir iğne ile yapıldığını, “dekompresyon” ise basıncı azaltma hedefini ifade eder.

Bu yöntemin temel prensibi, fıtıklaşmış olan ancak dış zarı (annulus fibrozus) henüz tamamen yırtılmamış olan diskin merkezine özel bir iğne (prob) ile ulaşmaktır. Daha sonra, bu prob aracılığıyla diskin merkezindeki dokunun bir kısmı kontrollü bir şekilde ortadan kaldırılır. Merkezdeki doku hacmi azalınca, diskin iç basıncı düşer. Bu basınç düşüşü, dışarıya doğru bombeleşmiş olan fıtık parçasının bir miktar geri çekilmesini sağlayarak sinir kökü üzerindeki basıyı hafifletir.

Nükleoplasti, bu işlemi “koblasyon” (coblation = controlled ablation) adı verilen özel bir radyofrekans teknolojisi ile yapar. Bu teknoloji, yüksek frekanslı enerji kullanarak doku etrafında plazma iyonları oluşturur. Bu iyonlar, doku moleküllerini sıcaklıkla (yaklaşık 40-70°C) nazikçe parçalara ayırır. Bu, lazer gibi yüksek ısı kullanan diğer yöntemlere göre çevre dokulara daha az ısı hasarı verme potansiyeline sahiptir.

İşlemin Tarihsel Gelişimi

Disk içine iğne ile girerek basıncı düşürme fikri yeni değildir. 1980’lerde “Kemoonükleoliz” adı verilen, disk içine papain enzimi enjekte etme tekniği denendi ancak alerjik reaksiyonlar gibi ciddi yan etkileri nedeniyle terk edildi. 1990’larda Lazer (PLDD) teknolojisi popüler hale geldi. Nükleoplasti (koblasyon) ise 2000’li yılların başında, daha düşük sıcaklıkta ve daha kontrollü bir doku ablasyonu sağlama iddiasıyla bir alternatif olarak geliştirildi ve klinik kullanıma girdi.

Hangi Hastalar Nükleoplasti İçin Uygundur?

Bu, tedavinin başarısı için en kritik sorudur. Nükleoplasti, her bel veya boyun fıtığı hastası için uygun değildir. Başarı, son derece dikkatli ve doğru hasta seçimine bağlıdır. İdeal adaylar genellikle şu özelliklere sahiptir:

  • Disk Herniasyonunun Derecesi: En önemli kriterdir. Diskin dış zarı (annulus fibrozus) sağlam olmalı, sadece bombeleşme (protrüzyon/bulging) şeklinde bir fıtık olmalıdır. Dış zarı tamamen yırtılmış, parçası kopup sinir kanalına düşmüş (“ekstrüde” veya “sekestre”) fıtıklarda bu yöntem etkisizdir.

  • Konservatif Tedavinin Başarısız Olması: En az 4-8 haftalık ilaç, fizik tedavi gibi ameliyatsız tedavilere yanıt vermemiş olmak.

  • Ağrının Niteliği: Bacak veya kol ağrısının (radiküler ağrı), bel veya boyun ağrısından (aksiyel ağrı) daha ön planda olduğu hastalar genellikle daha iyi yanıt verir.

  • Nörolojik Durum: Ciddi bir güç kaybı, idrar veya gaita kontrolü sorunu (Kauda Ekuina Sendromu) gibi durumların olmaması gereklidir, bu durumlarda cerrahi tedavi seçeneği daha ön planda düşünülür.

  • Yapısal Durum ve Ek Durumlar: Ciddi omurga kanal darlığı (spinal stenoz), bel kayması (spondilolistezis) veya omurgada instabilite (dengesizlik) olmaması tercih sebebidir.

Nükleoplasti Tedavisinin adımları

İşlem, ameliyathane koşullarında, steril bir ortamda gerçekleştirilir.

  1. Hazırlık: Hasta, floroskopi (anlık röntgen) masasına yüzüstü yatırılır. İşlem yapılacak bölge temizlenir ve steril örtülerle örtülür. Hastanın bilinci genellikle açıktır, rahatlaması için hafif bir sedasyon verilebilir.

  2. İğnenin Yerleştirilmesi: Cilt, lokal anestezi ile uyuşturulur. Hekim, floroskopi görüntülemesi altında özel bir giriş iğnesini cildi geçerek fıtıklaşmış diskin dış zarına kadar ilerletir.

  3. Diskografi (İsteğe Bağlı): İğnenin yerini doğrulamak ve diskin iç yapısını görmek için küçük bir miktar kontrast madde vererek diskografi yapılabilir.

  4. Koblasyon Probunun Yerleştirilmesi: Giriş iğnesinin içinden, Nükleoplasti probu diskin merkezine doğru ilerletilir.

  5. Ablasyon: Prob, koblasyon jeneratörüne bağlanır. Hekim, jeneratörü çalıştırarak probun ucunda bir plazma alanı oluşturur. Probu disk içinde yavaşça hareket ettirerek, önceden planlanan sayıda kanal açar ve dokuyu buharlaştırır. Bu işlem birkaç dakika sürer.

  6. Sonrası: Prob ve iğne çıkarılır, bölgeye küçük bir bandaj yapıştırılır. İşlem toplamda yaklaşık 20-40 dakika sürer. Hasta birkaç saatlik gözlemin ardından aynı gün taburcu edilir.

Başarı Şansı, Riskler ve Alternatifler

Başarı Şansı: Nükleoplasti’nin başarı oranları, özellikle hasta seçiminin ne kadar doğru yapıldığına bağlı olarak bilimsel çalışmalarda büyük farklılıklar göstermektedir. Çok dikkatli seçilmiş ideal hasta grubunda (küçük, içerili fıtıklar), ağrıda ve fonksiyonellikte anlamlı bir iyileşme bildiren hasta oranı %60 ila %80 arasında değişmektedir. Ancak, daha büyük veya uygun olmayan fıtıklarda bu oran belirgin şekilde düşer. Başarının, cerrahi (mikrodiskektomi) kadar yüksek olmadığını bilmek önemlidir.

  • Komplikasyon ve Riskler: Minimal invaziv bir işlem olduğu için riskleri düşüktür. Olası komplikasyonlar şunlardır:

    • Diskitis: Diskin enfeksiyon kapmasıdır. Ciddi ancak çok nadir (%1’den az) görülen bir komplikasyondur.

    • Sinir Hasarı: İğnenin yerleştirilmesi sırasında sinir köküne zarar verme riski düşük de olsa mevcuttur.

    • İşlem Sonrası Ağrı: İşlem sonrası ilk birkaç gün bel veya boyun ağrısında geçici bir artış olabilir.

    • Başarısızlık: İşlemin ağrıyı gidermede yetersiz kalması olasılık dahilindedir.

Alternatif Tedavi Yöntemleri: Nükleoplasti bir seçenek haline gelmeden önce, fizik tedavi, ilaçlar ve epidural steroid enjeksiyonları gibi konservatif tedaviler denenmelidir. Nükleoplasti’ye uygun olmayan veya bu işlemden fayda görmeyen hastalar için bir sonraki adım genellikle cerrahidir (altın standart mikrodiskektomi).

 

Lazer Nükleoplasti (PLDD – Percutaneous Laser Disc Decompression) Nedir?

Lazer Nükleoplasti veya bilimsel adıyla Perkütan Lazer Disk Dekompresyonu (PLDD), fıtıklaşmış diskin merkezine floroskopi görüntülemesi altında ince bir iğne ile ulaşıldıktan sonra, bu iğnenin içinden çok ince bir lazer fiberinin ilerletilmesi işlemidir. Lazer fiberi diskin merkezine yerleştirildikten sonra, lazer cihazı çalıştırılır. Lazer ışının, enerjisi su molekülleri tarafından emilir. Diskin merkezindeki jölemsi doku büyük oranda sudan oluştuğu için, lazer enerjisi bu dokunun çok küçük bir miktarını (yaklaşık 1 gram kadar) anında buharlaştırır. Bu buharlaşma, diskin içindeki basınçta ani ve belirgin bir düşüşe neden olur. Tıpkı havası biraz alınmış bir araba lastiğinin yanaklarının içe doğru çökmesi gibi, iç basıncı düşen diskin dışarıya doğru yaptığı bombeleşme (fıtık) de bir miktar geri çekilir. Bu geri çekilme, sinir kökü üzerindeki mekanik basıyı hafifleterek bacak veya kol ağrısının (radiküler ağrı) azalmasını sağlar.

Lazer Nükleoplasti ile Koblasyon Nükleoplasti Arasındaki Fark Nedir?

  • En temel fark enerji kaynağıdır. PLDD lazer enerjisi kullanırken, koblasyon Nükleoplasti radyofrekans enerjisi ile oluşturulan bir plazma alanı kullanır.

  • Lazer, dokuyu doğrudan ısıtarak buharlaştırır ve yüksek sıcaklıklar (birkaç yüz dereceye kadar) oluşturabilir. Koblasyon ise dokuyu daha düşük bir sıcaklıkta (40-70°C) moleküler bağlarını kırarak “eritir”. Bu nedenle koblasyonun çevre dokulara daha az ısı hasarı verdiği teorik olarak iddia edilir.

  • Her iki yöntemin de amacı aynıdır: intradiskal basıncı düşürmek. Doğru ve dikkatli seçilmiş hasta gruplarında, her iki yöntemin de başarı oranları bilimsel literatürde birbirine oldukça yakın olarak bildirilmektedir.

 

 

 

Nükleoplasti Hakkında Sık Sorulan Sorular (FAQ)

İçerik Son Güncellenme Tarihi:19.09.2025


REFERANSLAR
  • Singh, Vijay et al. “Percutaneous lumbar laser disc decompression: a systematic review of current evidence.” Pain physician vol. 12,3 (2009): 573-88.
  • Manchikanti, Laxmaiah et al. “An updated review of automated percutaneous mechanical lumbar discectomy for the contained herniated lumbar disc.” Pain physician vol. 16,2 Suppl (2013): SE151-84.
  • Sinan, Tariq et al. “Percutaneous coblation nucleoplasty in patients with contained lumbar disc prolapse: 1 year follow-up in a prospective case series.” Acta neurochirurgica. Supplement vol. 108 (2011): 107-12. 
  • Chen, Yung C et al. “Intradiscal pressure study of percutaneous disc decompression with nucleoplasty in human cadavers.” Spine vol. 28,7 (2003): 661-5. 
  • Wullems, Jorgen A et al. “Current evidence of percutaneous nucleoplasty for the cervical herniated disk: a systematic review.” Pain practice : the official journal of World Institute of Pain vol. 14,6 (2014): 559-69. 
  • Cohen, Steven P et al. “Management of low back pain.” BMJ (Clinical research ed.) vol. 337 a2718. 22 Dec. 2008, 
  • Singh, Vijay et al. “Percutaneous lumbar laser disc decompression: an update of current evidence.” Pain physician vol. 16,2 Suppl (2013): SE229-60.
  • Choy, D S. “Percutaneous laser disc decompression (PLDD): twelve years’ experience with 752 procedures in 518 patients.” Journal of clinical laser medicine & surgery vol. 16,6 (1998): 325-31. 
  • Brouwer, Patrick A et al. “Percutaneous laser disc decompression versus conventional microdiscectomy in sciatica: a randomized controlled trial.” The spine journal : official journal of the North American Spine Society vol. 15,5 (2015): 857-65.