fibromyalji
Fibromyalji Nedir?
Vücudunuzun farklı yerlerinde, her gün başka bir yerde, ertesi gün başka bir yerde gezinen, adeta kemiklerinize işleyen, künt ve sızlayıcı bir ağrıyla mı yaşıyorsunuz? Sabahları ne kadar uyursanız uyuyun, sanki bir hiç uyumamış gibi yorgun ve dinlenmemiş mi uyanıyorsunuz? Dikkatinizi toplamakta zorlandığınız, kelimeleri unuttuğunuz ve beyninizde sanki sürekli bir “sis” varmış gibi mi hissediyorsunuz? Eğer bu sorular size tanıdık geliyorsa ve gittiğiniz doktorlar yaptıkları onca tahlil ve filme rağmen “hiçbir şeyin yok, her şey normal” diyorsa, tanınız Fibromiyalji Sendromu olabilir. Bu yazıda, bu hastalığın ne olduğunu, neden sadece bir “kas ağrısı” olmadığını, beynimizin ağrıyı işleme biçimindeki bir “ayar dengesizliği” olduğunu ve bu durumla başa çıkmak için bilimsel olarak kanıtlanmış yöntemleri inceleyeceğiz.
Fibromiyalji, bir eklem iltihabı (artrit) veya kas hastalığı değildir. Yapılan testlerde ve görüntülemelerde bir hasar bulunamamasının nedeni de budur. Sorun, kaslarda veya eklemlerde değil, merkezi sinir sisteminin (beyin ve omurilik) ağrıyı işleme ve algılama biçimindedir. Bu durumu, vücudun alarm sisteminin sonuna kadar açılmasına benzetebiliriz. “Merkezi Sensitizasyon” adı verilen bu fenomende, beyin ve omurilikteki ağrı termostatı adeta bozulur. Normalde ağrısız olması gereken bir dokunuş veya hafif bir basınç bile, bu aşırı hassaslaşmış sistem tarafından şiddetli bir ağrı olarak algılanır. Ayrıca, beynin normalde ağrıyı baskılaması gereken doğal ağrı kesici (inhibitör) yolları da düzgün çalışmaz. Yani Fibromiyalji, bir hasar hastalığı değil, bir ağrı algılama ve düzenleme bozukluğudur. Fibromiyalji; yaygın kas-iskelet ağrısı, yorgunluk, uyku ve bilişsel yakınmalarla seyreden, nörobiyolojik temelli bir kronik ağrı sendromudur
Fibromyalji Neden Olur?
Fibromiyaljinin neden ortaya çıktığı tam olarak bilinmemekle birlikte, tek bir nedenden ziyade birçok faktörün bir araya geldiği karmaşık bir etkileşim olduğu düşünülmektedir.
Genetik Yatkınlık: En önemli risk faktörüdür. Fibromiyalji genellikle ailelerde kümelenme gösterir. Birinci derece akrabalarında fibromiyalji olan bir kişinin bu sendromu geliştirme riski, normal popülasyona göre kat kat daha fazladır. Bu, ağrıyı işleyen genlerde bir yatkınlık olduğunu düşündürmektedir.
Tetikleyici Olaylar: Genetik olarak yatkın bir kişide, aşağıdaki gibi bir tetikleyici olay, hastalığın “tetiğini çekebilir”:
Fiziksel Travma: Bir trafik kazası, ciddi bir yaralanma veya ameliyat tetikleyici bir faktör olabilir.
Enfeksiyonlar: Grip, Epstein-Barr virüsü (enfeksiyöz mononükleoz) gibi bazı viral veya bakteriyel enfeksiyonlar bu durumu tetikleyebilir.
Duygusal Stres: Ciddi bir duygusal travma, kayıplar veya kronik stres de tetikleyicilerden olabilir.
Fibromiyalji oldukça yaygındır. Genel popülasyondaki görülme sıklığı %2 ila %4 arasında tahmin edilmektedir. Hastalık, kadınlarda erkeklere göre 7 ila 9 kat daha sık görülür. Genellikle orta yaşlarda (30-55 yaş arası) teşhis edilse de, her yaşta başlayabilir.
Belirtiler: Sadece Ağrıdan İbaret Değil
Fibromiyalji tanısı, hastanın anlattığı belirtiler üzerine kurulur. Bu belirti kümesinin en önemli üç ayağı vardır. En temel belirti Yaygın Ağrıdır. Vücudun her yerinde, hem sağ hem sol tarafında, hem belden yukarıda hem de belden aşağıda, en az 3 ay süren, gezici ve kronik bir ağrı olarak tanımlanır. Basit bir yorgunluktan farklı bir yorgunluk hissedilir. Hastalar, enerjilerini tamamen tüketen, grip benzeri, dinlenmekle geçmeyen ve en ufak bir aktiviteyle bile kötüleşen ezici bir yorgunluk tarif ederler. Dinlendirmeyen Uyku da tipik belirtilerindendir. Hastalar ne kadar uzun uyurlarsa uyusunlar, sabahları sanki hiç uyumamış gibi yorgun ve tutuk uyanırlar. Derin uyku evrelerinde bir bozukluk olduğu düşünülmektedir. Tanı, 2019 AAPT kriterleriyle yaygın ağrı + semptom şiddeti üzerinden klinik olarak konur; hassas nokta muayenesi yerini WPI/SS temelli puanlamalara bırakmıştır
Bu üç ana belirtiye ek olarak, hastaların çoğunda şu semptomlar da görülür:
Fibro-Fog: Dikkati toplama güçlüğü, zihin bulanıklığı, kelime bulmada zorlanma ve hafıza sorunlarını ifade eder.
Diğer Semptomlar: Sabah tutukluğu, irritabl bağırsak sendromu (IBS), gerilim tipi baş ağrıları veya migren, anksiyete ve depresyon, hassas mesane, huzursuz bacak sendromu gibi eşlik eden semptomlar da görülebilir.
Fibromyaljide Tedavi Seçenekleri
Fibromiyaljinin tek bir “mucize” tedavisi veya “kürü” yoktur. Başarılı bir tedavi, sihirli bir hap aramaktan ziyade, hastanın merkezde olduğu, farklı yaklaşımları birleştiren çok yönlü bir yönetim planı gerektirir. Kanıta dayalı modern tedavinin üç ana ayağı vardır :
Eğitim: Tedavinin İlk ve En Önemli Adımı
Hastanın, durumunun gerçek, biyolojik bir temeli olduğunu, bunun bir “hayal ürünü” olmadığını ve yönetilebilir olduğunu anlaması, tedavinin temelini oluşturur. Hastayı güçlendirmek ve tedavi sürecine aktif katılımını sağlamak kritiktir.
İlaç Dışı Tedaviler: Gerçek Değişimi Yaratan Yaklaşımlar
Bunlar, fibromiyalji yönetiminin en önemli ve en etkili parçasıdır.
Egzersiz: Tek başına en etkili yöntemdir. Başlangıçta ağrıyı artırabilir gibi görünse de, düzenli ve kademeli olarak artırılan egzersiz, beynin ağrı kontrol mekanizmalarını yeniden düzenler, uyku kalitesini artırır ve yorgunluğu azaltır.
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Hastanın ağrıya karşı geliştirdiği olumsuz düşünce kalıplarını değiştirmesine, ağrıyla başa çıkma stratejileri geliştirmesine ve ağrıya rağmen fonksiyonel kalmasına yardımcı olan, etkinliği kanıtlanmış bir psikoterapi yöntemidir.
Farkındalık (Mindfulness) ve Stres Yönetimi Teknikleri de olumlu etki göstermektedir.
İlaç Tedavisi
İlaçlar, semptomları bir miktar hafifleterek hastanın egzersiz ve diğer aktif tedavilere katılımını kolaylaştırmak için bir “yardımcı” olarak kullanılır. Standart ağrı kesiciler (NSAID’ler, parasetamol) ve opioidler genellikle etkisizdir.
FDA Onaylı İlaçlar:
Antikonvülzanlar: Pregabalin ve Gabapentin, merkezi sinir sistemindeki aşırı ağrı sinyallerini sakinleştirir.
SNRI Grubu Antidepresanlar: Duloksetin ve Milnacipran, beyindeki ağrıyı baskılayan kimyasalların (serotonin ve noradrenalin) seviyelerini artırır.
Diğer İlaçlar: Düşük doz Amitriptilin gibi eski antidepresanlar da özellikle uyku kalitesini artırmada ve ağrıyı azaltmada hala yaygın olarak kullanılmaktadır.
Sık Sorulan Sorular (FAQ)
REFERANSLAR
- Wolfe, Frederick et al. “The American College of Rheumatology preliminary diagnostic criteria for fibromyalgia and measurement of symptom severity.” Arthritis care & research vol. 62,5 (2010): 600-10.
- Clauw, Daniel J. “Fibromyalgia: a clinical review.” JAMA vol. 311,15 (2014): 1547-55.
- Staud, Roland, and Miguel E Rodriguez. “Mechanisms of disease: pain in fibromyalgia syndrome.” Nature clinical practice. Rheumatology vol. 2,2 (2006): 90-8.
- Sluka, Kathleen A, and Daniel J Clauw. “Neurobiology of fibromyalgia and chronic widespread pain.” Neuroscience vol. 338 (2016): 114-129.
- Arnold, Lesley M et al. “Family study of fibromyalgia.” Arthritis and rheumatism vol. 50,3 (2004): 944-52.
- Queiroz, Luiz Paulo. “Worldwide epidemiology of fibromyalgia.” Current pain and headache reports vol. 17,8 (2013): 356.
- Wolfe, Frederick et al. “2016 Revisions to the 2010/2011 fibromyalgia diagnostic criteria.” Seminars in arthritis and rheumatism vol. 46,3 (2016): 319-329.
- Macfarlane, G J et al. “EULAR revised recommendations for the management of fibromyalgia.” Annals of the rheumatic diseases vol. 76,2 (2017): 318-328.
- Clauw, Daniel J et al. “The science of fibromyalgia.” Mayo Clinic proceedings vol. 86,9 (2011): 907-11.
- Busch, A J et al. “Exercise for treating fibromyalgia syndrome.” The Cochrane database of systematic reviews ,4 CD003786. 17 Oct. 2007,
- Jurado-Priego, Lina Noelia et al. “Fibromyalgia: A Review of the Pathophysiological Mechanisms and Multidisciplinary Treatment Strategies.” Biomedicines vol. 12,7 1543. 11 Jul. 2024,
