felç (inme) sonrası ağrı
Felç (İnme) ve Ağrı
Bir inme (felç) atağı yaşandığında, tüm dikkatler genellikle hastanın kaybettiği hareket kabiliyetine veya konuşma yetisine odaklanır. Ancak bu zorlu sürecin, dışarıdan görünmeyen ama en az felç kadar yıkıcı olabilen bir başka yüzü daha vardır: İnme Sonrası Ağrı. Bu, basit bir ağrıdan çok daha fazlasıdır; bazen vücudun inmeden etkilenen tarafında, beyindeki hasarın kendisinden kaynaklanan bir fırtına, bazen de hareketsiz kalan bir eklemin acısı olabilir. Bu ağrı, hastanın rehabilitasyona katılımını engelleyebilir, depresyona yol açabilir ve iyileşme sürecini sabote edebilir. Bu yazıda, inme sonrası ortaya çıkan farklı ağrı tiplerinin nedenlerini, modern tıbbın bu ağrıları dindirmek için sunduğu tedavi yöntemlerini ve bu süreçte bilinmesi gerekenleri inceleyeceğiz.
“İnme sonrası ağrı” tek bir durum değildir. Hastanın yaşadığı acının kaynağını doğru anlamak, etkili bir tedavi için ilk ve en önemli adımdır. İnme sonrası görülen ağrılar genellikle üç ana kategoriye ayrılır:
İnme Sonrası Santral Ağrı: Bu, inme sonrası ağrıların en zorlusu, en gizemlisi ve tedavisi en güç olanıdır. Ağrının kaynağı, hasar görmüş kol veya bacak değil, doğrudan beynin kendisidir. İnme, özellikle beynin duyu sinyallerini işleyen ana santrali olan talamus gibi bölgeleri hasarladığında, beynin “ağrı düzenleme” yeteneği bozulur. Vücuttan gelen normal duyu sinyallerini yanlış yorumlamaya veya hiçbir sinyal gelmemesine rağmen kendi kendine anormal ağrı sinyalleri üretmeye başlar. Bu, tipik bir nöropatik ağrıdır.
Kas-İskelet Sistemine Bağlı Ağrı: Bu durum, inmenin neden olduğu fiziksel değişikliklerden kaynaklanan mekanik bir ağrıdır. En sık görülen örneği “Hemiplejik Omuz Ağrısı”dır. Felçli kolun kas desteğini kaybetmesiyle, omuz ekleminin yerinden hafifçe çıkması (subluksasyon), eklem kapsülünün gerilmesi ve rotator manşet tendonlarının zedelenmesi sonucu ortaya çıkar.
Spastisiteye Bağlı Ağrı: İnme sonrası, beyinden gelen engelleyici sinyallerin kesilmesiyle, felçli uzuvlardaki kaslar aşırı derecede kasılı ve sert bir hale gelebilir (spastisite). Bu sürekli ve şiddetli kas kasılmaları, kramplar ve anormal duruşlar, kendi başlarına oldukça ağrılı olabilir.
İnme sonrası ağrı oldukça yaygındır.
Genel olarak, inme geçiren hastaların %30 ila %50‘si, ilk bir yıl içinde bir tür kronik ağrı geliştirmektedir.
İnme Sonrası Santral Ağrı, tüm inme hastalarının yaklaşık %8 ila %10‘unda görülür. Özellikle duyu yollarını veya talamusu etkileyen inmelerden sonra gelişme riski daha yüksektir.
Hemiplejik Omuz Ağrısı, felçli tarafta en sık görülen ağrı tipidir ve inme hastalarının %70‘ine varan oranlarda görülebilir.
Tedavi Seçenekleri
Farklı ağrı tipleri, tamamen farklı tedavi yaklaşımları gerektirir.
1. İnme Sonrası Santral Ağrı Tedavisi
Bu nöropatik bir ağrı olduğu için, standart ağrı kesiciler (Parasetamol, NSAID’ler) genellikle etkisizdir. Tedavi, sinir sistemindeki anormal sinyal üretimini hedefleyen adjuvan analjezikler üzerine kuruludur.
İlk Basamak İlaçlar:
Antidepresanlar: Özellikle Amitriptilin (trisiklik grup) ve Duloksetin (SNRI grubu), beyindeki ağrı kontrol mekanizmalarını güçlendirerek etki gösterirler ve bu durumun tedavisinde etkinliği kanıtlanmış ilk seçeneklerdir.
Antikonvülzanlar: Gabapentin ve Pregabalin, sinirlerdeki aşırı elektriksel aktiviteyi baskılayarak ağrıyı azaltır ve yaygın olarak kullanılırlar.
İleri Düzey Tedaviler: İlaçlara dirençli, çok şiddetli vakalarda, Transkraniyal Manyetik Stimülasyon (TMS) veya Derin Beyin Stimülasyonu (DBS – Beyin Pili) gibi beynin ağrı devrelerini doğrudan modüle eden nöromodülasyon teknikleri düşünülebilir.
2. Kas-İskelet Sistemi Ağrısı Tedavisi
Bu mekanik bir sorun olduğu için, tedavi de mekanik prensiplere dayanır.
Doğru Pozisyonlama ve Koruma: En önemli adımdır. Felçli kolun yatakta veya tekerlekli sandalyede doğru bir şekilde yastıklarla desteklenmesi, omuz ekleminin aşağı doğru sarkmasını (subluksasyon) önler.
Fizik Tedavi: Bir fizyoterapist eşliğinde yapılan nazik eklem hareket açıklığı egzersizleri, eklemin donmasını önler. Omuz ve sırt kaslarını güçlendiren egzersizler de ekleme binen yükü azaltır.
Omuz Askıları: Hasta ayaktayken veya yürürken, kolun ağırlığını taşıyarak omuz eklemini koruyan özel askılar kullanılabilir.
Enjeksiyonlar: Eklem içinde belirgin bir enflamasyon varsa, ultrason rehberliğinde omuz eklemine yapılan kortizon enjeksiyonları ağrıyı ve inflamasyonu azaltabilir.
3. Spastisiteye Bağlı Ağrı Tedavisi
Burada amaç, aşırı kas kasılmalarını gevşetmektir.
Fizik Tedavi: Düzenli germe egzersizleri, spastisite yönetiminin önemli bir adımıdır.
Oral İlaçlar: Baklofen, Tizanidin gibi ağızdan alınan kas gevşeticiler, yaygın spastisitede faydalı olabilir ancak uyku hali ve sersemlik gibi yan etkilere neden olabilirler.
Botulinum Toksin (Botoks) Enjeksiyonları: Eğer spastisite belirli kas gruplarında (örneğin, sıkılı bir yumruk veya bükülü bir dirsek) yoğunlaşmışsa, doğrudan bu kasların içine yapılan Botoks enjeksiyonları, kasa giden kasılma emrini bloke ederek 3-4 ay süren etkili bir gevşeme sağlar. Bu, fokal spastisite tedavisinde “altın standart”tır.
İntratekal Baklofen Pompası: Çok şiddetli ve yaygın spastisitesi olan hastalarda, cilt altına yerleştirilen bir pompa aracılığıyla baklofenin doğrudan omurilik sıvısına verilmesi, çok daha düşük dozlarla, yan etkisi daha az ve güçlü bir gevşeme sağlar.
Sık Sorulan Sorular (FAQ)
REFERANSLAR
- Klit, Henriette et al. “Central post-stroke pain: clinical characteristics, pathophysiology, and management.” The Lancet. Neurology vol. 8,9 (2009): 857-68.
- Leijon, G et al. “Central post-stroke pain–neurological symptoms and pain characteristics.” Pain vol. 36,1 (1989): 13-25.
- Turner-Stokes, Lynne, and Diana Jackson. “Shoulder pain after stroke: a review of the evidence base to inform the development of an integrated care pathway.” Clinical rehabilitation vol. 16,3 (2002): 276-98.
- Wissel, Jörg et al. “European consensus table on the use of botulinum toxin type A in adult spasticity.” Journal of rehabilitation medicine vol. 41,1 (2009): 13-25.
- Kumar, Bishwanath et al. “Central poststroke pain: a review of pathophysiology and treatment.” Anesthesia and analgesia vol. 108,5 (2009): 1645-57.
- Finnerup, N B et al. “Algorithm for neuropathic pain treatment: an evidence based proposal.” Pain vol. 118,3 (2005): 289-305.
- Attal, N et al. “EFNS guidelines on the pharmacological treatment of neuropathic pain: 2010 revision.” European journal of neurology vol. 17,9 (2010): 1113-e88.
- Lefaucheur, Jean-Pascal et al. “Evidence-based guidelines on the therapeutic use of repetitive transcranial magnetic stimulation (rTMS): An update (2014-2018).” Clinical neurophysiology : official journal of the International Federation of Clinical Neurophysiology vol. 131,2 (2020): 474-528.
