boyun düzleşmesi
servikal lordoz düzleşmesi
Boyun Düzleşmesi Nedir ?
Boyun ağrısı, baş ağrısı veya omuzlarınıza yayılan bir gerginlik şikayetiyle doktora gittiniz ve MR raporunuzda “Servikal lordozda düzleşme” ifadesini mi gördünüz? Yalnız değilsiniz. Bu, günümüzde milyonlarca insanın, özellikle de masa başı çalışanların ve akıllı telefon kullanıcılarının aşina olduğu bir bulgudur. Peki, bu “düzleşme” tam olarak nedir? Geri döndürülemez bir hastalık mı, yoksa modern yaşam tarzımızın boynumuza getirdiği bir yük mü? Bu yazıda, boynumuzun doğal C-kavisinin (servikal lordoz) sırrını, bu kavisin neden kaybolduğunu ve en önemlisi, onu geri kazanmak ve ağrısız bir yaşama kavuşmak için bilimin ışığında neler yapılabileceğini inceleyeceğiz.
Boynun Mükemmel Mimarisi: Servikal Lordoz Nedir ve Neden Önemlidir?
Sağlıklı bir insan omurgası, yandan bakıldığında tamamen düz bir sopa gibi değildir. Bel ve boyun bölgesinde lordoz adı verilen ve içe doğru (C şeklinde) olan zarif kavisleri, sırt bölgesinde ise kifoz adı verilen dışa doğru bir kavisi vardır. Boynumuzdaki bu doğal, öne bakan C şeklindeki kavise “servikal lordoz” denir. Bu kavis estetik bir detaydan çok daha fazlasıdır; o, mükemmel bir mühendislik harikasıdır. Servikal lordoz, yaklaşık 5 kilogram ağırlığındaki başımızı, minimum kas eforuyla ve omurlar ile diskler üzerine binen yükü eşit bir şekilde dağıtarak taşımamızı sağlayan doğal bir amortisör görevi görür. Bu kavis sayesinde, yürüdüğümüzde veya koştuğumuzda oluşan darbeler emilir ve hassas yapıdaki omurilik ve sinir kökleri korunur.
Boyun düzleşmesi, veya tıbbi adıyla servikal hipolordoz, bu doğal C-kavisinin azalması veya tamamen kaybolarak boynun adeta bir sopa gibi düz bir hale gelmesidir. Daha ileri vakalarda ise bu kavis tersine dönebilir ki bu duruma servikal kifoz denir. Burada anlaşılması gereken en kritik nokta boyun düzleşmesi, genellikle kendi başına bir “hastalık” değil, altta yatan başka bir sorunun sonucudur. Yani o, bir neden değil, bir sonuçtur. Vücudunuzun, boynunuzdaki bir probleme karşı geliştirdiği bir savunma mekanizması veya boynumuzu kullanırken yanlış alışkanlıklarımızın bir yansımasıdır. Neticede kendisi bir sonuç olsa da çeşitli semptomları ortaya çıkaran bir sebebe dönüşür ve başın ağırlık merkezinin vücuda göre konumlanmasını bozarak kas iskelet sisteminde yük dağılımının bozulması neticesinde sorunlar ortaya çıkarmaya başlar.
Boyun Düzleşmesinin En Yaygın Nedenleri
En Büyük Suçlu: Kötü Postür ve “Text Neck Sendromu” dur. Günümüzdeki en yaygın nedenler bunlardır. Başımızı nötral pozisyonda tuttuğumuzda, boyun kaslarımız minimum düzeyde çalışır. Ancak başımızı akıllı telefona, tablete veya bilgisayar ekranına bakmak için öne doğru eğdiğimizde, yer çekimine karşı başı tutmak zorunda olan boyun arkası kaslarına binen yük katlanarak artar. Başın her 2.5 cm öne eğilmesi, boyna binen yükü yaklaşık 5 kg artırır. 60 derecelik bir eğilme, boynunuza 27 kilogramlık bir yük bindirmekle eşdeğerdir Bu kronik aşırı yüklenme, boyun arkası kaslarının sürekli kasılı kalmasına (spazm) ve sertleşmesine neden olur. Bu kas spazmı, omurgayı bir tel gibi çekerek doğal C-kavisini zamanla düzleştirir.
Dejeneratif Disk Hastalığı: Yaşla birlikte omurlar arasındaki diskler suyunu ve yüksekliğini kaybeder. Yüksekliği azalan diskler, omurganın ön kolonunun kısalmasına ve doğal lordozun azalmasına neden olabilir.
Travma: Özellikle trafik kazaları sırasında başın ani bir şekilde öne ve arkaya gitmesi, boyun kaslarında ve bağlarında ciddi spazmlara neden olur. Bu akut kas spazmı, koruyucu bir mekanizma olarak boynu hareketsiz tutmaya çalışır ve bu da boyun omurgasını düzleştirir.
İatrojenik (Cerrahi Sonrası) Nedenler: Bazen, özellikle çok seviyeli boyun füzyon ameliyatları sonrası da servikal lordozda azalma görülebilir.
Düzleşmeyi Değil, Nedenini Tedavi Etmek
Boyun düzleşmesi tedavisinin anahtarı, röntgendeki “düz çizgiyi” takıntı haline getirmek değil, bu düzleşmeye neden olan altta yatan kas dengesizliğini ve postüral sorunu çözmektir. Tedavinin temel taşı, pasif yöntemlerden ziyade, aktif, eğitime dayalı ve egzersiz odaklı bir yaklaşımdır.
Fizik Tedavi ve Egzersiz
Bu, kanıt düzeyi en yüksek ve en etkili tedavi yöntemidir. Deneyimli bir fizyoterapist eşliğinde yürütülen bir program şunları içermelidir:
Derin Boyun Fleksör Kaslarının Güçlendirilmesi: Boynun ön tarafında, omurgaya yakın yer alan bu küçük kaslar, boynun doğal duruşunu koruyan en önemli stabilizatörlerdir. “Ön baş duruşu” pozisyonunda bu kaslar zayıflar ve tembelleşir. “Chin tuck” (çeneyi geri çekme) gibi spesifik egzersizlerle bu kasları yeniden aktive etmek ve güçlendirmek, tedavinin temelini oluşturur.
Skapular Stabilizasyon Egzersizleri: Boyun kasları, sırt ve kürek kemiği kaslarıyla bir bütün olarak çalışır. Zayıf sırt kasları, omuzların öne düşmesine ve başın öne gitmesine neden olur. Kürek kemiklerini birbirine yaklaştıran ve sırtı güçlendiren egzersizler, boynun üzerindeki yükü azaltır.
Germe Egzersizleri: Sürekli kasılı kalarak kısalmış olan göğüs kasları ve boyun arkası kaslarının nazikçe gerilmesi, postürün düzelmesine yardımcı olur.
Postür Eğitimi: Günlük yaşamda doğru duruşun nasıl olması gerektiği konusunda farkındalık yaratmak ve bunu bir alışkanlık haline getirmek, tedavinin kalıcılığı için şarttır.
Ergonomik Düzenlemeler ve Yaşam Tarzı Değişiklikleri
Çalışma Ortamı: Bilgisayar monitörünüzün üst kenarını göz hizasına getirin. Belinizi destekleyen bir sandalye kullanın.
Telefon Kullanımı: Telefonunuza aşağı bakmak yerine, telefonu göz hizanıza kaldırın.
Uyku Pozisyonu: Sırtüstü veya yan yatış pozisyonları tercih edilmelidir. Yüzüstü uyumak, boynu gece boyunca rotasyonda kalmaya zorladığı için önerilmez.
Doğru ve düzenli bir egzersiz programı ile hastaların büyük çoğunluğu, ağrı ve fonksiyonlarında belirgin bir iyileşme yaşar. Ana hedef, semptomların giderilmesi ve doğru kas dengesinin yeniden kurulmasıdır. Peki, röntgendeki “düz çizgi” tekrar “C” şekline döner mi? Bazı hastalarda, özellikle genç ve dejeneratif değişiklikleri olmayanlarda, postürün düzelmesiyle birlikte servikal lordozda bir miktar düzelme görülebilir. Ancak ileri derecede disk dejenerasyonu olan hastalarda, kavisin tamamen geri dönmesi her zaman mümkün veya gerekli değildir. Unutmayın, tedavinin başarısı röntgendeki açı ile değil, sizin ağrısız ve fonksiyonel bir hayata dönmenizle ölçülür.
Boyun Düzleşmesi Sık Sorulan Sorular (FAQ)
REFERANSLAR
- Gore, D R et al. “Roentgenographic findings of the cervical spine in asymptomatic people.” Spine vol. 11,6 (1986): 521-4.
- Okada, Eijiro et al. “Aging of the cervical spine in healthy volunteers: a 10-year longitudinal magnetic resonance imaging study.” Spine vol. 34,7 (2009): 706-12.
- McAviney, Jeb et al. “Determining the relationship between cervical lordosis and neck complaints.” Journal of manipulative and physiological therapeutics vol. 28,3 (2005): 187-93.
- Falla, Deborah et al. “Effect of neck exercise on sitting posture in patients with chronic neck pain.” Physical therapy vol. 87,4 (2007): 408-17.
- Chiu, Thomas T W et al. “A randomized clinical trial of TENS and exercise for patients with chronic neck pain.” Clinical rehabilitation vol. 19,8 (2005): 850-60.
- Gross, Anita et al. “Manipulation or mobilisation for neck pain: a Cochrane Review.” Manual therapy vol. 15,4 (2010): 315-33.
