boyun ağrıSı
Gün boyu omuzlarımızın üzerindeki yük, ve bu yükü taşırken kullanma kılavuzuna uygun davranmayan bizler, boyun ağrısını hayatımızda önemli bir yere konumlandırıyoruz.Boyun, başımızı taşıyan, inanılmaz derecede hareketli ve karmaşık bir yapıdır. Yedi adet omur kemiği, aralarındaki diskler, kaslar, bağlar ve sinirlerden oluşan oldukça kompleks bir yapıdır.
Araştırmalar, yetişkin popülasyonun yaklaşık üçte ikisi (%66) yaşamlarının bir döneminde boyun ağrısı deneyimlediğini belirtmektedir.
Mekanik nedenler, duruş bozukluğu, uyku pozisyonunun ideal olmaması, çalışma sırasında oturuş pozisyonumuzdaki yanlışlar, yaşlanmaya bağlı dejenerasyon, travma gibi sebepler boyun ağrısında önemli bir yer tutar.
Bu bölümde boyun ağrılarını inceliyoruz.
Boyun Ağrısı Risk Faktörleri
Kadınlarda, sedanter yaşam sürenlerde, ofis çalışanlarında, sağlık personelinde ve titreşim ya da tekrarlayıcı mikrotravmaya maruz kalan meslek gruplarında daha sık görülür.
Başlıca risk faktörleri şunlardır:
Uzun süreli masa başı çalışma, öne eğik baş pozisyonu
Zayıf postür ve kas dengesizlikleri
Stres, anksiyete ve diğer psikososyal yükler
Sigara kullanımı ve düşük fiziksel aktivite
Patofizyoloji
Servikal yapılarda oluşan mekanik stres ve mikroyaralanmalar; kas, faset eklem, disk ve ligament kaynaklı nociseptif uyarıları artırır. Disk dejenerasyonu ile ortaya çıkan biyokimyasal değişiklikler ve inflamatuvar mediatörler sinir köklerini irrite edebilir. Kronik ağrıda santral sensitizasyon gelişerek ağrı eşiği düşer ve hafif uyaranlar bile ağrı olarak algılanmaya başlar. Bu süreç, ağrının kronikleşmesi ve tedaviye direnç gelişmesinde kritik rol oynar.
Klinik Bulgular
Boyun ağrısı şu semptomlarla kendini gösterebilir:
Servikal bölgede lokal ağrı ve tutukluk
Skapula, omuz veya kola yansıyan ağrı
Hareket kısıtlılığı, özellikle fleksiyon–ekstansiyon ve rotasyonda
Üst ekstremitede uyuşma, karıncalanma, güçsüzlük (radikülopati bulguları)
Servikojenik baş ağrısı
İleri olgularda dengesizlik, yürüme bozukluğu, ince motor kayıplar (myelopati)
Tanısal Yaklaşım
Tanı; ayrıntılı anamnez, fizik muayene ve gerektiğinde görüntüleme ile konur.
Anamnez: Ağrının süresi (akut-kronik), travma öyküsü, gece ağrısı, kilo kaybı, ateş, progresif nörolojik defisit gibi kırmızı bayraklar mutlaka sorgulanmalıdır.
Fizik muayene:
Servikal hareket açıklığı
Kas spazmı ve hassas noktalar
Nörolojik muayene (motor, duyu, refleks)
Spurling, distraction, upper limb tension gibi testler
Görüntüleme:
Direkt grafi: Dejeneratif değişiklikler ve dizilim bozuklukları
MRG: Disk hernisi, foraminal stenoz, myelopati ve yumuşak doku patolojileri için temel yöntem
BT: Özellikle travma ve kemik yapı değerlendirmesinde
Diğer: Seçilmiş olgularda EMG ve laboratuvar incelemeleri (enfeksiyon, inflamasyon kuşkusu) yapılabilir.
Tedavi
Konservatif Tedavi
İlk basamakta genellikle noninvaziv yöntemler tercih edilir:
Farmakolojik: NSAİİ’ler, kısa süreli kas gevşeticiler, nöropatik ağrı ilaçları (radikülopati varlığında), gerektiğinde kısa süreli analjezik kombinasyonları
Fizik tedavi:
Derin servikal fleksör kas egzersizleri
Postür eğitimi ve ergonomi düzenlemeleri
Esneme ve güçlendirme programları
Seçilmiş olgularda traksiyon
Psikososyal faktörlerin belirgin olduğu kronik olgularda, bilişsel-davranışçı yaklaşımlar ve multidisipliner ağrı programları ek fayda sağlayabilir.
Girişimsel Tedaviler
Konservatif tedaviye yanıt vermeyen, radiküler veya faset kaynaklı ağrısı olan hastalarda girişimsel yöntemler gündeme gelir:
Bu işlemler, uygun hasta seçimi ve görüntüleme eşliğinde uygulandığında kısa ve orta vadede anlamlı ağrı kontrolü ve fonksiyonel iyileşme sağlayabilir.
Cerrahi Tedavi
Cerrahi; konservatif ve girişimsel yaklaşımlara rağmen gerileyen, ilerleyici nörolojik defisit gösteren veya belirgin yapısal basının olduğu olgularda düşünülür. Uygulanan başlıca cerrahi teknikler arasında anterior servikal diskektomi ve füzyon (ACDF), posterior foraminotomi ve uygun hastada disk protezi (artroplasti) yer alır.
Sonuç
Boyun ağrısı, yaygın görülen, multifaktöriyel ve çoğu zaman kronikleşmeye eğilimli bir klinik tablodur. Etkin yönetim, ayrıntılı anamnez ve muayene ile başlayan, kırmızı bayrakların dışlandığı, görüntülemenin rasyonel kullanıldığı ve tedavinin basamaklı olarak planlandığı bir yaklaşım gerektirir. Konservatif yöntemler çoğu hastada yeterli olmakla birlikte, doğru endikasyonla seçilmiş girişimsel ve cerrahi tedaviler de önemli bir tedavi aracı olarak yerini korumaktadır. Kişiye özgü ve kanıta dayalı bir yaklaşım, boyun ağrısına bağlı fonksiyon kaybını ve yaşam kalitesindeki bozulmayı belirgin şekilde azaltabilir.
REFERANSLAR
- Cohen, Steven P. “Epidemiology, diagnosis, and treatment of neck pain.” Mayo Clinic proceedings vol. 90,2 (2015): 284-99.
- Kazeminasab, Somaye et al. “Neck pain: global epidemiology, trends and risk factors.” BMC musculoskeletal disorders vol. 23,1 26. 3 Jan. 2022
- Cohen, Steven P, and W Michael Hooten. “Advances in the diagnosis and management of neck pain.” BMJ (Clinical research ed.) vol. 358 j3221. 14 Aug. 2017
İçerik Son Güncellenme Tarihi:16.11.2025
